Ağrı Valiliği himayesinde ve koordinesinde; Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi (AİÇÜ) ile Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) iş birliğinde düzenlenen “Modern İnsanın Çıkmazı Bağlamında Prof. Dr. Sadettin Ökten Bilgi Şöleni”, AİÇÜ ev sahipliğinde başladı. Programın açış konuşmasını Türk düşünce hayatının duayen isimlerinden Sn. Prof. Dr. Sadettin Ökten yaptı.
Düşünce, bilim ve kültür dünyasından çok sayıda seçkin ismin katıldığı programda Prof. Dr. Ökten; kimlik krizlerinden modernitenin çıkmazlarına, yerli bir bilimsel paradigmanın inşasından toplumsal meselelerin çözümüne kadar pek çok hayati konuda ufuk açıcı değerlendirmelerde bulundu.
Modernitenin Kodları ve Kimlik Muhasebesi
Konuşmasında, kendi entelektüel yolculuğundan ve kimlik arayışından bahseden Ökten, Osmanlı köklerinden tevarüs ettiği değerler ile modern kültürün rasyonel ve eleştirel düşünce yapısını nasıl harmanladığını anlattı. Modern dünyayı kendi kodlarıyla tanımak için uzun yıllar muhasebe yaptığını belirten Ökten, şu ifadeleri kullandı:
"Modernitenin kendi içindeki insanlara verdiği cevapları, açmazları ve yol göstermeleri okumaya çalıştım. Bu süreçte farkında olmadan bir külliyat ortaya çıktı. Hayatın henüz başında olan genç nesiller için bu süreçlerin çok daha hızlı aktığını görüyorum. Ben her zaman hayatı rasyonel kalıplarla değil; sevgi, muhabbet ve estetikle yoğurmayı tercih ettim."
"Bize Ait Bir Bilimsel Paradigma Şart"
Konuşmasının en stratejik bölümünde Türk akademisine ve bilim dünyasına önemli bir çağrıda bulunan Prof. Dr. Ökten, yerli bir düşünce evreni kurmanın zorunluluğuna dikkat çekti. Batı merkezli kavramlarla yerli bir düşünce inşa edilemeyeceğini vurgulayan duayen mütefekkir, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Benim söylemeye çalıştığım sözlere modern Türk akademisi eğer modernist ve pozitivist bir bilimsel aparatla bakarsa, buradan doğru bir sonuç çıkaramaz. Bu, beni bir başka medeniyetin ameliyat masasında ameliyat etmek anlamına gelir. Bizim, kendi açımızdan bize ait bir bilimsel paradigmayı mutlaka kurmamız gerekiyor. Bilgi, felsefi kavramlarla yapılır; eğer o kavramlar sizin düşünce ve duygu dünyanıza ait değilse, ulaştığınız sonuç da size ait olmaz."
Deprem ve Mühendislik Meselesine Kültürel Yaklaşım
Aynı zamanda bir inşaat mühendisi olduğunu ve mimarlık alanında da uzun yıllar çalıştığını hatırlatan Ökten, Türkiye'nin en pratik ve hayati meselelerinden biri olan deprem ve kentleşme sorununa da farklı bir perspektif getirdi. Bu tür büyük toplumsal meselelerin sadece teknik bir kalıba sığdırılamayacağını belirten Ökten, çarpıcı bir örnek sundu:
Mühendisliğin Sınırları: Deprem ve yapılaşma meselesini sadece bir mühendislik ya da finans problemi olarak ele almak çözüme yetersiz kalır.
Kavramsal Eksiklik: Batı literatüründe yer almayan ancak bizim medeniyetimizin özünü oluşturan değerlerin sürece dahil edilmesi gerekir.
Çözümün Anahtarı: Bu topraklardaki yapısal dönüşümü kalıcı kılmak için mühendislik dehasının yanına; tevekkül, kader, kabulleniş ve teslimiyet gibi kültürel ve manevi kavramların da derinlikli bir şekilde katılması şarttır.
Prof. Dr. Ökten, yakın bir gelecekte Türkiye’de yerli bir akademik ve zihni paradigmanın kurulacağına olan inancının tam olduğunu belirterek, bilgi şöleninin düzenlenmesinde emeği geçen tüm kurumlara ve katılımcılara şükranlarını sundu. Toplantı, gün boyu sürecek bilimsel oturumlarla devam edecektir.
asbu.edu.tr' yi kullanarak çerezlere izin vermiş olursunuz.