Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ), 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü anma etkinlikleri kapsamında, hain darbe girişiminin küresel ağlarını ve dış dünyadaki yankılarını bilimsel bir perspektifle ele alan “15 Temmuz’un Uluslararası Yansımaları” başlıklı stratejik bir panele ev sahipliği yaptı. Üniversitenin rektörlük binasında gerçekleştirilen ve moderatörlüğünü Dr. Öğr. Üyesi Barın Kayaoğlu’nun üstlendiği anlamlı oturuma ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, ASBÜ Bölge Çalışmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Enver Arpa ile Prof. Dr. Ali Asker ve Doç Dr. Oğuzhan Yanarışık konuşmacı olarak katıldı. Panelde, 15 Temmuz süreci yalnızca yerel bir askeri kalkışma olarak değil; siyaset bilimi, uluslararası ilişkiler, hukuk, sosyoloji, psikoloji ve felsefe disiplinlerinin kesişim kümesinde yer alan küresel bir olgu olarak çok boyutlu şekilde analiz edildi.
Programın açış hitabını gerçekleştiren ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, üniversite bünyesindeki tüm fakülte ve enstitülerin katılımıyla 15 Temmuz’u tek bir etkinlikle sınırlamayıp geniş bir faaliyet yelpazesiyle ele aldıklarını belirtti. Hain darbe girişiminin aslında küresel bir planlamanın "sonucu" olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Arıcan, bu ihanet şebekesine uluslararası arenada motivasyon ve lojistik sağlayan küresel aktörlerin bilimsel yöntemlerle deşifre edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Türk halkının meydanlarda sergilediği meşru ve demokratik direniş refleksinin akademik olarak belgelenmesinin toplumsal hafıza açısından hayati önem taşıdığına dikkat çeken Arıcan, Türk diplomat ve siyasetçilerinin uluslararası temaslarında haklı pozisyonumuzu daha güçlü savunabilmeleri için akademinin nitelikli veri, rapor ve analizler üretmeye kararlılıkla devam edeceğini ifade etti.
ASBÜ Bölge Çalışmaları Enstitüsü Müdürü Enver Arpa, panelin açış konuşmasında, 15 Temmuz'un yalnızca Türkiye'nin iç siyasetiyle sınırlı bir hadise olarak değerlendirilemeyeceğini; uluslararası etkileri, aktörleri ve sonuçlarıyla çok boyutlu bir süreç olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.
Darbe girişimlerinin günümüzde yalnızca askerî müdahalelerle değil; algı yönetimi, finansal ağlar, dijital araçlar ve uluslararası güç mücadeleleri üzerinden de şekillendiğine dikkat çeken Prof. Dr. Arpa, 15 Temmuz'un millî iradenin kararlılığını ortaya koyan ve demokratik direniş açısından dünya halklarına ilham veren tarihî bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.
Panelin oturumun bölümünde söz alan Prof. Dr. Ali Asker, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) dağılma sürecine bizzat şahit olduğu Azerbaycan ve geniş Avrasya coğrafyasındaki tarihi gözlemlerini aktardı. FETÖ’nü, henüz 1991 yılı öncesinde ve sonrasında post-sovyet coğrafyasında "diyalog", "hoşgörü" ve "eğitim" maskelerinin arkasına saklanarak sosyalleşen ve nihayetinde siyasi bir darbeye evrilecek olan süreci o dönemden itibaren inşa eden ilk illegal örgütlerden biri olarak tanımladı. Bölge devletlerinin bu yapıya karşı geliştirdiği devlet politikalarını karşılaştırmalı olarak inceleyen Prof. Dr. Asker; Kazakistan’ın egemenlik haklarını ön planda tutarak kurumları sıkı bir devlet denetimi altında birleştirdiğini, Rusya Federasyonu’nun yapıyı doğrudan bir güvenlik tehdidi olarak algılayıp yasaklama yoluna gittiğini, Ukrayna’nın dönemsel dalgalanmalar yaşadığını, Kırgızistan’ın ise başlangıçta daha müsamahakar bir tutum sergilediğini aktardı. Prof. Dr. Asker, 15 Temmuz gecesi T.C. Cumhurbaşkanlığı Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın dirayetli liderliğiyle halkı anında meydanlara davet etmesinin, geçmişte Azerbaycan’da yaşanan bölgesel kırılmalarla benzerlik gösterdiğini ve bu kararlı duruşun küresel senaryoları bozan en temel kurucu zemin olduğunu vurguladı.
Madalyonun batı dünyasındaki yüzünü ve Avrupa’daki yansımalarını kapsamlı istatistiklerle ele alan Doç. Dr. Oğuzhan Yanarışık ise Avrupa medyasının ve siyasi kurumlarının 15 Temmuz gecesi son derece kötü bir sınav vererek adeta sınıfta kaldığını belirtti. Darbe saatlerinde Batı medyasının Cumhurbaşkanının ülkeden kaçtığı yönünde manipülatif dezenformasyonlar yayarak halkın direnişini kırmaya çalıştığını, kalkışmanın başarısız olmasıyla birlikte ise bu kez "tiyatro ve kurgu" söylemlerine sığındıklarını ifade etti. Avrupa Birliği kurumlarının meşru hükümet ile darbecileri teraziye koyarak skandal bir biçimde "tarafları itidale davet eden" cılız açıklamalar yaptığını hatırlatan Doç Dr. Yanarışık, ilk resmi Brüksel ziyaretinin ancak haftalar sonra gerçekleştiğine dikkat çekti. Interpol’ün Türkiye’nin 773 FETÖ firarisi hakkındaki kırmızı bülten talebini hukuksuzca reddettiğini ve Avrupa ülkelerinin bu suçlulara "nitelikli iş gücü" adı altında oturma izinleri vererek Türkiye aleyhindeki lobi faaliyetlerine göz yumduğunu belirten Doç Dr. Yanarışık, binlerce iade talebine karşılık Avrupa’dan tek bir olumlu yanıt alınamadığını somut verilerle ortaya koydu.
Panelin kapanış ve değerlendirme bölümünde, günümüzde darbelerin artık sadece askeri yöntemlerle değil; finansal ilişkiler, algı operasyonları ve hakikat ötesi çağın getirdiği manipülasyonlarla zihinlerde başladığını ifade eden Prof. Dr. Enver Arpa, 15 Temmuz direnişinin dünya halklarına anti-emperyalist bir ilham kaynağı olduğunu belirtti. Moderatör Dr. Öğr. Üyesi Barın Kayaoğlu da hakikati büken bu tür komplike yapılarla sürdürülebilir mücadelenin yegane formülünün; toplumsal farkındalığı artırmak, kurumsal adımlar atmak ve stratejik akademik yayınlar üretmek olduğunu vurguladı.
By using asbu.edu.tr, you are consenting to the use of cookies.