تجاوز إلى المحتوى الرئيسي

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) ile Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi arasında sürdürülen akademik iş birliği protokolü ve "Ana Yurttan Ata Yurda Eğitim Köprüsü" projesi kapsamında, Kazakistan’ın Türkistan şehrinde geniş katılımlı bir ders ve seminer programı düzenlendi. Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi dersliklerinde gerçekleştirilen ve "AHMED YESEVÎ VE HİKMET GELENEĞİ: Türk-İslâm Düşüncesinin Kökleri" başlığını taşıyan özel ders, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan tarafından verildi. Türkistan ile Anadolu arasındaki köklü irfan bağını somut akademik projelere dönüştürmeyi amaçlayan programda; Türk-İslâm medeniyetinin kurucu hafızası Ahmed Yesevî’nin düşünce dünyası, dil tercihi, edep felsefesi ve günümüz dünyasına sunduğu ufuk derinlemesine ele alındı.

İnteraktif bir metotla yürütülen derste ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, Ahmed Yesevî’nin hayatına dair tarihsel gerçekler ile menkıbevi unsurların bilimsel ihtiyatla ayırt edilmesinin önemine vurgu yaptı. Yesevî’nin dinî ve ahlakî mesajını aktarırken Türkçeyi bilinçli bir pedagojik ve medenî tercih olarak seçtiğini belirten Prof. Dr. Arıcan; Kaşgarlı Mahmud’un "Erdem başı til" ilkesinden Kutadgu Bilig, Atebetü’l-Hakâyık ve Dîvân-ı Hikmet’e uzanan hatta Türkçenin bir hikmet, irfan ve medeniyet diline dönüşme sürecini kaydetti. Dîvân-ı Hikmet’in metin tarihi ve nüsha geleneklerinin akademik hassasiyetle okunması gerektiğini ifade eden Arıcan, hikmet kavramını bilginin insan zihninde kuru bir birikim olarak kalmayıp ahlaka ve yaşam tarzına dönüşmesi biçiminde tanımladı.

Kur’an ve Sünnet merkezli Yesevî düşüncesinde Hazreti Peygamber’in ahlaki bir model olarak benimsendiğini dile getiren Prof. Dr. Arıcan, edep kavramını ahlak, erdem ve hikmetle mukayeseli bir çerçevede kuramsallaştırdı. Edebin hakikat, had, hak, ölçü, gönül ve emanet olmak üzere altı temel ölçüsü bulunduğunu belirten Arıcan, Dîvân-ı Hikmet’te yer alan "Kâfir de olsa incitme" anlayışının edebi insan onurunu ve gönlü koruma seviyesine yükselttiğini altını çizerek açıkladı. Bireysel ve toplumsal bozulmaların hayâ ve edep kaybıyla başladığını ifade eden Arıcan, Yesevî geleneğinde nefs terbiyesinin kibri kıran ve insanı şahsiyet sahibi kılan asli unsur olduğunu vurguladı.

Yesevî’nin dergâhında şekillenen hikmet ve edep anlayışının Anadolu’da Yunus Emre ile gönül diline, Ahi Evran ve Ahilik teşkilatı ile de çarşı ve iş yeri ahlakına dönüştüğünü aktaran Prof. Dr. Arıcan, dergâhtaki terbiyenin iktisadi ve içtimai hayattaki vicdanı oluşturduğunu dile getirdi. Günümüz dijital çağı, yapay zekâ teknolojileri ve yükseköğretim sistemlerinin de değerlendirildiği dersin kapanışında Arıcan, teknoloji karşısında asıl meselenin edebe dayalı ahlaki sınırlar koyabilmek olduğuna dikkat çekti. Üniversitelerin temel işlevinin yalnızca diploma dağıtmak değil, şahsiyet ve terbiye kazandırmak olduğunu belirten Arıcan, "Hikmet kaybolursa insan da kaybolur, edep kaybolursa hikmet de kaybolur" mesajıyla seminerini sonlandırdı.

Tarih
04/11/2026, الأربعاء , 18:24:11
Resim
Resimler
Başlık

Dergâhtan Çarşıya, İlimden Terbiyeye: Türk Dünyasının Kurucu Hafızası Ahmed Yesevî

Hizmetlerimizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için sadece zorunlu çerezler kullanıyoruz.

asbu.edu.tr' yi kullanarak çerezlere izin vermiş olursunuz.