Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) Rektörü, Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Şeref Başkanı ve Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) Yazarlar Birliği Başkan Vekili Prof. Dr. Musa Kâzım Arıcan, 29 Ekim 2026 tarihinde Özbekistan’ın tarihî Margilan şehrinde düzenlenen Özbekistan Yazarlar Birliği Uluslararası Edebiyat ve Kitap Okuma Festivali’ne katılarak açış konuşması yaptı. Konuşmasında edebiyatın halklar ve ülkeler arasında kalıcı dostluklar kuran, ortak kültürel hafızayı canlı tutan ve Türk dünyasının birlik ve dayanışmasını güçlendiren rolüne dikkat çekti.
Edebî dostluk, Türk dünyasının birliğine katkı sunuyor
Konuşmasına edebiyat dostlarını, şairleri ve yazarları selamlayarak başlayan Prof. Dr. Arıcan, Türkiye’den ve Anadolu’dan dostluk ve kardeşlik mesajları getirdiğini ifade etti. Uluslararası Edebiyat ve Kitap Okuma Festivali’nin kutlu olmasını dileyen Arıcan, Özbekistan’ın bağımsızlığının 35. yıl dönümüne ilişkin iyi dileklerini de paylaştı.
Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in “Edebî dostluk, ebedî dostluktur.” sözünü hatırlatan Arıcan, bu anlayışın Türk devletleri arasındaki birliğin güçlenmesine katkı sunmasını temenni etti. Edebiyatın yalnızca sanatsal üretim alanı olmadığını, aynı zamanda toplumlar arasında karşılıklı anlayışı geliştiren ve ortak değerleri gelecek kuşaklara taşıyan güçlü bir bağ oluşturduğunu vurguladı.
Cumhuriyet Bayramı ve Türk dünyasının ortak geleceği
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 103. yıl dönümü olduğunu hatırlatan Arıcan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Cumhuriyet’in kuruluş sürecini anarak bu tarihî günün önemine değindi. Türklerin köklü devlet geleneği ile Cumhuriyet’in kuruluşu arasındaki tarihî bağa dikkat çeken Arıcan, aynı günlerde Ankara’da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Zirvesi’nin de Türk dünyası arasındaki iş birliği ve dayanışma bakımından taşıdığı önemi vurguladı.
Festivalin, Türk devletleri arasındaki kültürel yakınlaşmayı ve ortak edebî üretimi destekleyen bir buluşma zemini oluşturmasını temenni eden Arıcan, edebiyatın kardeş halklar arasındaki bağların güçlendirilmesinde üstlendiği birleştirici role işaret etti.
Türk edebiyatının ortak mirası ve tarihî şahsiyetleri
Türk edebiyatının farklı dönemlerde yetiştirdiği önemli isimlere değinen Arıcan; Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Yunus Emre, Hacı Bayram-ı Velî, Tevfik Fikret, Nâzım Hikmet, Necip Fazıl Kısakürek ve Sezai Karakoç gibi isimlerin edebiyat ve düşünce dünyasındaki yerini vurguladı. Bu şahsiyetlerin eserlerinin Türk dünyasının kültürel birikimini ve düşünce geleneğini anlamak bakımından önemli bir kaynak oluşturduğuna dikkat çekti.
Arıcan, Türkiye Yazarlar Birliğinin kurucu ve şeref başkanı D. Mehmet Doğan’ın 1992 yılından itibaren Türk dünyasında edebî ve kültürel faaliyetlere öncülük ettiğini belirtti. Türkçenin Uluslararası Şiir Şöleni’nin de Türk dünyasının uzun soluklu kültürel ve edebî faaliyetlerinden biri olarak bu alandaki iş birliğine katkı sunduğunu ifade etti.
Konuşmasının devamında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e atfedilen “Bedenimin babası Ali Rıza Efendi’dir, hislerimin babası Namık Kemal’dir, fikirlerimin babası Ziya Gökalp’tir.” sözünü hatırlatan Arıcan, TÜRKSOY tarafından Ziya Gökalp’in 150. doğum yılı dolayısıyla 2026 yılının Ziya Gökalp yılı olarak anılmasına değindi. Arıcan, bu kapsamda Ziya Gökalp’in Turan şiirini okudu. Türk dünyasının edebî ve tarihî mirasının birlikte ele alınmasının, kültürel bağların daha güçlü biçimde tanınmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlayacağını belirtti.
Türk-İslam düşüncesi ve edebiyatının izinde
Kendi akademik çalışma alanının Türk-İslam düşüncesi, tarihi ve edebiyatı olduğunu belirten Prof. Dr. Arıcan, Özbekistan’daki kültürel temaslarının ardından bu coğrafyanın önemli düşünür ve şahsiyetleri üzerine çalışmalar kaleme aldığını ifade etti. Bu kapsamda Fergânî, Babür Şah ve Bâbürnâme ile Burhâneddin el-Mergīnânî ve el-Hidâye eserine değindi.
Özellikle el-Hidâye’nin Osmanlı medreselerinde okutulmuş olmasının, Orta Asya ile Anadolu arasında yüzyıllar boyunca devam eden ilmî ve düşünsel etkileşimin örneklerinden biri olduğunu belirten Arıcan, ortak medeniyet mirasının farklı coğrafyalarda gelişen bilgi ve kültür gelenekleri üzerinden de okunabileceğini vurguladı.
ASBÜ’de Türkiye-Özbekistan ilişkilerine yönelik kültürel ve akademik etkinlikler
Rektörümüz Arıcan, ağustos ayında Türk Dünyası Kültür Başkenti Andican’da gerçekleştirilen edebiyat buluşmalarını da hatırlatarak Özbekistan Yazarlar Birliği ve TÜRKSOY Yazarlar Birliği çerçevesinde farklı Türk devletlerinden şair ve yazarların bir araya geldiğini belirtti. Edebiyat, kültür ve sanat etrafında gerçekleşen bu buluşmaların dostluk ve kardeşlik ilişkilerini geliştirdiğini ifade etti.
ASBÜ’nün de Özbekistan’ın bağımsızlığının 35. yıl dönümü dolayısıyla Türkiye ile Özbekistan arasındaki tarihî ve kültürel bağları ele alan çeşitli akademik ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yaptığını belirten Arıcan, bu kapsamda Özbekistan Yazarlar Birliği ile iş birliği içinde Ali Şir Nevai Sempozyumu’nun düzenlendiğini aktardı. Özbekistan’ın Ankara Büyükelçiliği iş birliğiyle “Türkiye-Özbekistan İlişkileri: Emir Timur” başlıklı etkinliğin gerçekleştirildiğini ifade etti.
Arıcan ayrıca, Özbekistan Maneviyat ve Marifet Merkezi ile iş birliği çerçevesinde Türkiye Yazarlar Birliği ev sahipliğinde “Bağımsızlığının 35. Yılında Türkiye-Özbekistan İlişkileri” panelinin, ASBÜ ev sahipliğinde ise “Türk ve Özbek Fikir ve Edebiyat Hayatında Marifet ve Maneviyat” panelinin düzenlendiğini belirtti.
Türkiye ile Özbekistan arasındaki ilişkilerin akademik çalışmalar, edebiyat, kültür, maneviyat ve sanat aracılığıyla geliştirilmesinin önemine dikkat çeken Arıcan, bu tür etkinliklerin iki ülke arasındaki dostluk ve kardeşlik bağlarının güçlenmesine katkı sunduğunu ifade etti.
asbu.edu.tr' yi kullanarak çerezlere izin vermiş olursunuz.