تجاوز إلى المحتوى الرئيسي

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) ile Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) iş birliği ve T.C. Turizm Bakanlığının katkılarıyla düzenlenen “Geçmişten Günümüze Türkiye-Suriye İlişkileri Uluslararası Kolokyumu”, 24 Ekim 2026’da Suriye’nin başkenti Şam’da, Şam Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Programın açış konuşmasını yapan ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, Türkiye ile Suriye arasındaki tarihî, kültürel ve manevi bağların ortak medeniyet mirasından beslendiğini belirterek bu birikimin bilim, kültür, edebiyat ve akademik iş birliği yoluyla geleceğe taşınmasının önemini vurguladı.

“Dil, Edebiyat, Tarih, Felsefe: Ortak İlim, Kültür ve Hafıza Mirası Üzerine Karşılaştırmalı Kolokyum” alt başlığıyla düzenlenen programda, iki ülke arasındaki ilişkiler ortak tarihî hafıza ve medeniyet birikimi çerçevesinde ele alındı. Arıcan, konuşmasında Şam’ın insanlık tarihinin, ilim ve medeniyet geleneğinin önemli merkezlerinden biri olduğuna işaret ederek Anadolu ile Bilâdüşşam’ın tarih boyunca birbirini tamamlayan iki kültürel havza olduğunu ifade etti.

“Anadolu ile Bilâdüşşam, Aynı Medeniyet Havzasının İki Parçasıdır”

Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin yalnızca coğrafi yakınlıkla açıklanamayacağını belirten Arıcan, iki toplumun ortak inançları, değerleri, tarihî tecrübeleri ve kültürel birikimleriyle birbirine bağlı olduğunu dile getirdi. İbnü’l-Arabî, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Selahaddin Eyyûbî ve Sultan Baybars gibi tarihî şahsiyetlerin bu ortak medeniyetin oluşumundaki rolüne dikkat çeken Arıcan, Anadolu ile Şam arasındaki kültürel etkileşimin edebiyat ve düşünce hayatında da derin izler bıraktığını vurguladı.

Geçmişte yaşanan savaşlar ve zorunlu göçlerin iki toplum arasındaki bağları ortadan kaldırmadığını belirten Arıcan, Türkiye’de yaşayan Suriyelilerin ülkenin ekonomik, kültürel ve ilmî hayatına katkı sunduğunu ifade etti. Yeni dönemde iki ülke arasındaki ilişkilerin bilimsel ve kültürel iş birlikleriyle güçlendirilmesi gerektiğini kaydeden Arıcan, tarihî yakınlığın geleceğe yönelik ortak çalışmalar için önemli bir zemin oluşturduğunu belirtti.

Akademik İş Birliği ve Ortak Bilimsel Üretim Vurgusu

Şam Üniversitesinin köklü akademik birikimine dikkat çeken Arıcan, Türkiye ve Suriye’deki üniversiteler arasında kurulacak ilişkilerin ortak araştırmaların ve bilimsel üretimin gelişmesine katkı sağlayacağını ifade etti. ASBÜ’nün sosyal bilimler odağını, disiplinler arası araştırma yaklaşımını ve uluslararası akademik iş birliklerini de aktaran Arıcan, üniversitelerin tarihî ve kültürel mirası incelemenin yanı sıra bu birikimi günümüzün ihtiyaçlarına cevap verecek çalışmalara dönüştürme sorumluluğu taşıdığını vurguladı.

Küreselleşme ve dijital dönüşüm süreçlerinde adalet, vicdan ve merhamet gibi değerlerin önemine işaret eden Arıcan, bu coğrafyanın güçlü ilmî geleneği ve insani değerlerinin insanlığın ortak meselelerine katkı sunabilecek bir birikim taşıdığını belirtti. Bilim ve medeniyet anlayışının insanı merkeze alan bir yaklaşımla geliştirilmesi gerektiğini dile getiren Arıcan, Türkiye ile Suriye arasındaki akademik ve kültürel iş birliklerinin daha geniş bir medeniyet perspektifiyle ele alınmasının önemini kaydetti.

Konuşmasının sonunda Şam Üniversitesine ve programa katkı sunan kurum ve akademisyenlere teşekkür eden Arıcan, iki ülkenin üniversiteleri arasında ortak faaliyetlerin artırılması temennisini dile getirdi. Arıcan, kolokyumun devamı niteliğindeki bir programın Ankara’da ASBÜ ev sahipliğinde gerçekleştirilmesi yönündeki davetini de paylaştı.

Ortak Hafızanın Geleceğe Taşınması Hedefleniyor

Kolokyumun açış konuşmasında Türkiye Yazarlar Birliği Başkanı Prof. Dr. Muhammet Enes Kala da Türkiye ile Suriye arasındaki tarihî ilişkilerin yollar, insanlar, fikirler, inançlar ve diller aracılığıyla geliştiğini ifade etti. İpek Yolu ve Hicaz güzergâhları gibi tarihî bağlantıların yanı sıra İbnü’l-Arabî, Mevlânâ ve Evliya Çelebi gibi isimlerin ortak kültürel hafızadaki yerine dikkat çeken Kala, Türkçe ile Arapçanın yüzyıllar boyunca birbirini etkileyerek zenginleştiğini belirtti. Kala, ortak tarihî hafızanın günümüz ve gelecek kuşaklar için müşterek bir sorumluluk doğurduğunu vurgulayarak geçmişin birikiminin yeni çalışmalarla geleceğe aktarılması gerektiğini dile getirdi.

Şam Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmed el-Hıdır ile Şam Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı ve Suriye Yazarlar Birliği Başkanı Prof. Dr. Ali el-Lahham da açış konuşmalarında akademik ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesine, ortak araştırmaların teşvik edilmesine ve fikirlerin somut iş birliklerine dönüştürülmesine yönelik beklentilerini paylaştı.

Türkiye ile Suriye’nin ortak tarihî ve kültürel birikimini karşılaştırmalı bir yaklaşımla ele alan kolokyum, iki ülkenin akademik çevreleri arasında bilgi ve deneyim paylaşımına zemin oluşturdu. Programın, ortak medeniyet mirasının araştırılması, dil ve edebiyat ilişkilerinin incelenmesi ve üniversiteler arasındaki bilimsel iş birliğinin geliştirilmesine katkı sağlaması amaçlanıyor.

Tarih
24/10/2026, السبت , 14:13:35
Resim
Resimler
Başlık

Şam’da Türkiye-Suriye İlişkilerinin Geleceği Ortak Tarih ve Medeniyet Mirası Üzerinden Ele Alındı

Hizmetlerimizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için sadece zorunlu çerezler kullanıyoruz.

asbu.edu.tr' yi kullanarak çerezlere izin vermiş olursunuz.