تجاوز إلى المحتوى الرئيسي

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, Erciyes Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen "Demokrasi ve Millî Birlik Günü Etkinlikleri'' kapsamında çok çarpıcı bir konferans verdi. "Sosyokültürel Açıdan 15 Temmuz ve Felsefi Okuması" başlıklı hitabıyla akademisyenler, öğrenciler ve gazilerle bir araya gelen Prof. Dr. Arıcan; 15 Temmuz direnişini alışılagelmiş kahramanlık anlatılarının ötesine taşıyarak felsefe, sosyoloji ve sosyal psikoloji disiplinlerinin kesişim noktasında derinlikli bir analize tabi tuttu.

15 Temmuz: Klasik Bir Darbe Değil, "Modern Zamanların Seküler İşgali"

Konuşmasına 15 Temmuz’un sıradan bir askerî kalkışma olarak görülemeyeceğini vurgulayarak başlayan Rektörümüz Arıcan, bu girişimi küresel aktörlerce planlanmış çok katmanlı bir "iç işgal" projesi olarak tanımladı. 15 Temmuz gecesi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kendi uçaklarımızla bombalanmasının dünya tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir "içeriden vuruş" olduğunu belirten Arıcan, konuyu felsefi bir zemine taşıdı:

"Geleneksel darbelerde yalnızca iktidar el değiştirir, toplumun zihin dünyası çoğunlukla dokunulmamış kalır. 15 Temmuz'un arkasındaki proje ise önce zihinleri, sonra kurumları, en sonunda da devletin bizzat kendisini ele geçirmeyi hedeflemiştir."

Bu bağlamda Hannah Arendt'in totalitarizm çözümlemelerine atıfta bulunan Arıcan, FETÖ yapılanmasının bireysel aklı devre dışı bırakarak kolektif bir zihinsel esaret yarattığını belirtti. Bu süreci, bir topluluğun kendi öz değerlerinden koparılarak başka bir zihniyet kalıbıyla yeniden şekillendirilmesi anlamına gelen "inkültürasyon" kavramıyla açıkladı.
Sosyolojik Yıkımın Anatomisi ve FETÖ’nün Sosyal Psikolojisi

Prof. Dr. Arıcan, örgütün kırk yılı aşkın süredir toplumsal damarlara sızarak meşruiyet devşirdiğini ve Émile Durkheim’ın "anomi" (normsuzlaşma/kuralsızlık) kavramıyla açıklanabilecek bir toplumsal zemin hazırladığını ifade etti. Yapının ayakta kalmak ve mensuplarını konsolide etmek için kullandığı sosyal psikoloji mekanizmaları ise konferansta şu başlıklarla çözümlendi:

Grup Sargınlığı ve "Biz" Bilinci: Bireyselleşmenin engellenerek kolektif kalıpların dayatılması; aile bağlarının gevşetilerek yerine "abi" ve "abla" gibi otorite figürlerinin ikame edilmesi.
Grup Gururu ve Ahlaki Üstünlük Söylemi: Mensuplarının kendilerini "altın nesil" olarak kodlaması ve kendileri dışındaki herkesi dışlayarak yapay bir hiyerarşi kurması.
Bilişsel Çelişki ve Kehanet Döngüsü: Leon Festinger’in kuramından hareketle, örgüte büyük yatırımlar yapmış bireylerin, gerçekler ortaya çıksa bile inançlarını daha da pekiştirerek rasyonalize etme çabası.

"Ontolojik Bir İstilaya Karşı Epistemik Bir Direniş"

Rektörümüz Arıcan, 15 Temmuz gecesi meydanlara dökülen halkın sergilediği refleksi, yalnızca fiziksel bir savunma değil; kökleri Malazgirt, Çanakkale ve Sakarya’ya dayanan kadim Anadolu irfanının modern bir tezahürü olarak nitelendirdi.

Türk-İslam düşüncesindeki kutsal vatan ve şehadet kavramlarına değinen Arıcan; şehadetin ''tevhid'' (yalnızca Allah'a bağlılık), ''iffet'' (değerleri koruma iradesi) ve ''şecaat'' (zulme karşı durma cesareti) sacayağı üzerinde yükseldiğini ifade etti. Bu direnişi felsefi açıdan tanımlayan Arıcan, "Bu millet, ontolojik (varlıksal) bir istila karşısında epistemolojik (bilgisel/şuursal) bir direniş göstermiştir," değerlendirmesinde bulundu.

Geleceğe Çağrı: Sahih Bilgi, Medeniyet Restorasyonu ve Dijital Hafıza

Konferansın son bölümünde gelecek vizyonuna dair önemli yapı taşlarını paylaşan Prof. Dr. Arıcan, 15 Temmuz sonrası süreçte en temel ihtiyacın "sahih bilgi" ve "eleştirel akıl" inşası olduğunu vurguladı. Gençlere sorgulamayı ve hakikati delilleriyle aramayı öğretmeninin en büyük güvence olduğunu belirten Arıcan, Aristoteles’in "erdemli toplum" ve Farabi’nin "faziletli şehir" ideallerinden beslenen bir ''medeniyet restorasyonu'' çağrısında bulundu:

''Eğitimde müfredat, yalnızca bilgi aktarımından ibaret olmamalı; aynı zamanda ahlaki ve metafizik bir şuur inşası olmalıdır. Ne köksüz bir taklitçiliğe ne de dünyaya kapalı bir muhafazakârlığa savrulmadan; kendi irfanımızla çağın imkânlarını buluşturmalıyız.''

15 Temmuz hafızasının yeni nesillere aktarılmasında geleneksel yöntemlerin tek başına yeterli olamayacağına da dikkat çeken Arıcan; sinema, belgesel, dijital oyunlar ve yaratıcı endüstrilerin (kreatif sektörler) etkin şekilde kullanılması gerektiğini belirtti.

Gençliğe Emanet Edilen Büyük Mücadele

Konuşmasını salondaki gençlere seslenerek tamamlayan Prof. Dr. Arıcan, "Unutmayın ki bir millet tankları yenebilir; fakat zihnini kaybederse her şeyini kaybeder. Bizim asıl mücadelemiz, bir zihniyet inşasıdır," diyerek akademik ve entelektüel üretkenliğin önemine vurgu yaptı.

Büyük bir ilgiyle takip edilen program, Rektörümüz Prof. Dr. Arıcan’ın Erciyes Üniversitesi yönetimine ve katılımcılara teşekkürlerini sunması, şehitlerimize rahmet ve gazilerimize minnet temennileriyle son buldu.

Tarih
14/07/2026, الثلاثاء , 19:34:00
Resim
Resimler
Başlık

ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Arıcan, Erciyes Üniversitesi'nde 15 Temmuz’un Sosyokültürel ve Felsefi Kodlarını Çözümledi

Hizmetlerimizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için sadece zorunlu çerezler kullanıyoruz.

asbu.edu.tr' yi kullanarak çerezlere izin vermiş olursunuz.